Bumerang - Yazarkafe

25 Şubat 2010 Perşembe

bloga iç dökme şeysi vol. 2

bak sevgili blog,
daha önce de söyledim.
ya da söyledim mi bilmiyorum ama sen beni iyi tanırsın.
tahammülsüzüm.
katlanamıyorum.
daralırsam; darlatırım.
bugün sinirliyim.
üzerime gelme.
hadi bay!
öpücüksüz.

23 Şubat 2010 Salı

bloga iç dökme şeysi vol. 1

günaydın sevgili blog;
düşündüm de seni biraz ihmal ettim gibi..
etmedim ama haa..
aklımdasın.
biraz yoğunum şimdi ben,
ama gelip sana bişiler daha eklicem, bekle beni..
hadi öptüm seni..
ha bide;
sonuclanmayan işlerden sıkıldım (nokta)

20 Şubat 2010 Cumartesi

Suri Cruise Stili

Tom Cruise ve Kate Holmes'ın kızları Suri Cruise henüz 4 yaşına girmek üzere ama şimdiden ikoncanlara taş çıkartıcak gibi..
Tarz olarak Gossip Girl'deki Leighton Meester'ı andırıyor..
bu yaşta topuklu ayakkabı giymesi ve makyajla dolasması tartısılsa da çok sevimli gözükmüyor mu? (gülücük)
bu arada ayakkabılarını kendi seçiyorumus..
 
 

 


ben bunu yerim ama.. (gülücük)

19 Şubat 2010 Cuma

öylesine bir an..

{ bu yazıyı okurken yukardan "Phil Collins - Another day in Paradise" ı seçmenizi öneriyorum.. (smiley) }

kalabalık bi caddedeyim..
taksim gibi..
istiklal gibi..
göklerde gibi..
onlarca yüz,
yüzlerce hayat,
binlerce maske,
her yüzde bir ben..
sonra bir an oluyor yok oluyorlar..
hepsi..
herkes kayboluyor..
ışıklar loşlaşıyor..
üzerimde bi spot..
sadece ben varım odakta..
kulagımda "another day in paradise"
dın - dı dın dın - dınını'nım...
o en sevdiğim nakarata giriş müziği..
müziğin sesi arttıkça adımlarım hızlanıyor,
müziğin ritmine ayak uydururcasına yol alıyorum..
bitmesin istiyorum bu an hiç..
hep orda olayım ben..
istiklalde..
göklerde..
bu şarkı da bitmesin..
ben de...

bendeki sen kim?

kimsin sen?
hayatımda kapladıgın alan ne kadar?
ya da sıfatın ne bendeki?
çok kişi var hayatımda belki..
belki bir o kadar lüzumsuz kimisi..
belki de sadece kuru bir gürültü..

herkesin bir adı var bende..
sunarken "seni" bi başkasına : "dersaneden", "okuldan", "patenden", "liseden", ... vs.sindir.

bir de kalıba sokamadıklarım var asıl..
benim için en mühimleri..
ordan-burdan diye kategorize edemediklerim..
hayatımın her bi'şeyi olanlar..
toplasan 5'i bulmaz sayıları ama "en"dir, "can"dır bende onlar..
diğerleri gibi anlık haveslerle soluyup tükettiklerim değildir.
ya da ne bileyim işte hayatımdaki her şeyden haberi olanlardır..
mesela sadece doğumgünümü kutlayan arkadaşlarım değildir onlar.
doğumgünümü benimle yaşayanlardır.
mutluluğumu pekiştirenlerdir.
ya da hüznümü benimle paylaşan, gözyaşıma gözyaşını katanlardır.
diğerleriyse gelip geçicidir..
varlıkları bir şey katmadıgı gibi yoklukları koymayanlardır..
bir adı kalır geriye, sanı coktan yitip gitmiştir...
peki sen..
sen kimsin bende?

17 Şubat 2010 Çarşamba

4 Boyutlu Avatar

Terminatör ve Titanic gibi çok ses getiren filmlerin usta yönetmeni James Cameron'un son filmi Avatar halen birçok sinemada izleyicileriyle bulusmaya devam ediyor.
Filmin 3 boyutlu izlenmesi büyük beğeni toplamışken 3D ile yetinmeyen Güney Kore'deki şanslı bir grup azınlık, filmi 4 boyutlu izleme ayrıcalığını yaşadı.
Peki ne gibi değişiklikler var bu 4 boyutlu Avatar'da? : "CGV 4D plex" adlı sinemada filme dördüncü boyutun eklenmesi ileizleyiciler özel gözlükler ile filmi üç boyutlu izlerken koltuklar efektlere göre hareket ediyor, filmdeki patlayıcıların kokuları salona yayılıyor laser ışıkları görsel bir şölen sunuyor, özel pervanelerden gelen rüzgar izleyicilerin saçlarını uçuşturuyor ve bu da yetmezmiş gibi su damlacıkları ile deniz yakınında geçen sahnelerin gerçekçiliği arttırılıyor.
Bütün bunların fiyatı ise 15.80 dolar.
Buraya da gelsin çok kıskandım...

16 Şubat 2010 Salı

Canon EOS 550d 'yi duyurdu

Canon 500d'nin çıkısı henüz 1. yılını doldurmamışken yeni bir makinesini daha uyurdu. 550d...
Canon giriş seviyesinde yeralan popüler gövdesi 500d'nin güncellenip eos 550d olarak yerini aldıgı söylenebilir.
bu da demek oluyor ki 500d fiyatları düşüşe geçicek..
550d, 7d'nin alt seviyesi olarak verilmiş birçok yerde.. yani 7d alamayanlar için bazı özellikleri kırpılmış bir alternatif olarak  sürülmüş..
tam kontrol ile 1080p video kayıt edebilen gövde, 18 milyon piksel çözünürlüğünde fotoğraf kayıt edebiliyor. 18-55mm is kit objektifle satış fiyatı amerika için 899.99$ olarak belirlenmiş.

Makinenin temel özellikleriyse şöyle:

* 22.3 x 14.9 mm boyutlu cmos algılayıcı ile 18 milyon piksel fotoğraf kaydı
* 3:2
* low-pass toz filtresi
* anti statik kaplama
* 1080p @30/25/24fps, 720p @60/50fps video kayıt
* 29 dakika 59 saniye ya da 4gb'a kadar kesintisiz video kayıt
* digic 4 imaj işlemcisi
* 9 noktalı netlik sistemi
* 63 noktalı ışık ölçümü
* iso100-12800 algılayıcı hassasiyet aralığı
* 30 - 1/4000sn enstantane hızı
* 1/200sn flaş senkronizasyon hızı
* 3.7fps kayıt hızı, 6 raw ardıl kayıt
* 3 inç, 3:2 1040000 piksel lcd
* sd/sdhc/sdxc kart desteği
* 129 x 98 x 62 mm
* 530gr

vakit öldürgeç - formspring.me


ne zamandır aklımda ama bir türlü fırsatını bulup da yazamadım bu siteyle ilgili.* formspring.me *
son 1-2 aydır hızla yayılan bir site haline geldi. amaç soru sorup karsındakinin cevap vermesi. bazen aşırı geyik bazense hakkaten eglenceli olabiliyor. hiç tanımadıgın insanlara alakasız belki de seni hiç ilgilendirmeyen sorular soruyorsun, ya da cevaplıyorsun..
ama sitenin ciddi bir database sıkıntısı var. bir gün açılıyor bi gün acılmıyor neredeyse..
neyse, yine de bir göz atın derim..
bana da sorabilirisiniz : soru sorayım (gülücük)

13 Şubat 2010 Cumartesi

14 Şubat bahanesiyle..


evet yine geldi çattı..
"sevgililer günü"
hakkaten bence cok gereksizzzzz..
birçokları hediye telaşına düştü çoktan, hatta belki bu son günde kendilerini alışverişe attı..
kimileri özgün hediyeler bulmak için büyük çaba sarfederken kimileri de klasik "peluş oyuncak" triplerine girmiştir diye düşünüyorum. ne acı.. (smiley)
hala akıllanmadınız mı ey ahali.. peluş oyuncak, ayı, köpek vs. demode işler. kap bi buket çiçek bak ne kadar güzel..
valla bak..
ben de bugün alışverişe çıkıcam.
çünkü çoğu firma sevgililer günü adı altında büyük indirimlere girdi. bu fırsatı degerlendirmek icab etti şimdi. (gülücük)
çıkayım de bir kolaçan edeyim vitrinleri.
hadi öptüm seni, bay...

12 Şubat 2010 Cuma

donuk bakışlı ama sıcak

bugün sizlere Anja Rubik'ten bahsediceğim.
Anja Rubik 12 Haziran 1985 Polonya doğumlu bir model.
Paris'te İngiliz Lisesi'nde okurken modellik yapmaya başlayan Rubik, okul bittikten sonra kariyerinde çok büyük adımlar attı.
Birçok ünlü markalarla çalışıp başarılı işlere imza attı.
Geçenlerde bir fotografı gözüme ilişti ve bugün onunla ilgili bir şeyler yazmak istedim.
Fotografları gercekten cok estetik ve etkileyici..

Genel olarak masumiyetin simgesi olan gelin/gelinlik fotografları Vogue ve Rubik işbirliğiyle farklı bir tarzda ele alınmış. Bu fotograflarda gördüğümüz gibi gelinimiz masum değil de daha bir kışkırtıcı gözüküyor. Siz ne dersiniz?









diğer fotografları :









sevgili blog

bak sevgili blog,
burada yalnız olmadıgımızı biliyorum evet.
ama bu, benim sana içimi dökmemi engelleyemez tamam mı?
burada anlaşalım..
ben artık çakallık çukallık peşinde olan,
çıkarcı insanlardan çok sıkıldım.
salağa yatmaktan da..
defalarca tekrarladıkları hataları dile getirip hala devam etmelerine tahammül edemiyorum artık.
kimse ne beni çeksin ne de ben kimseyi çekeyim artık olur mu?
çocukça tribal davranışlar, anlayışsızlıklar..
off germeyin beni..
ben sizin ne annenizim ne babanız..
küçük şımarık tavırlarınızı gidin onlara yapın..
ya da tahammül eden "dostlarınıza".
ben öyle yapıyorum..
hadi öptüm seni.
baaay!

11 Şubat 2010 Perşembe

2 Şubat 2010 Salı

hayat bugün fazla gerçek...

bir an düşünün ki en sevdiklerinizden aldıgınız, elinizden hiçbir şeyin gelmediği kötü bir haber..
çaresizlik..
son 3 yılda büyük badireler atlatmıştık..
birlikte
ve kendisinin inancıyla üstesinden geldik en kötülerin..
bugünse bir "kötü" daha..
doktorun "8 ay" ömür biçmesine ne dersiniz?
neler yaparsınız onun için?
beynim uyuşuk halde..
gözlerimse ıslak..
bunun üstesinden de gelebilir miyiz dersin?
umut ediyorum ki gelicez...




***dum spiro spero***